TİYATROYU USTALARIMIZDAN EMANET, ÇIRAKLARIMIZDAN ÖDÜNÇ ALDIK

MUHSİN ERTUĞRUL

 İstanbul 1892 - 1979 İzmir

 
 

Her türlü eleştiriniz için lutfen yazın

editör : can doğan
 
 

1909'da profesyonel olarak sahneye çıktı. Çeşitli tiyatro topluluklarında çalıştı. Paris ve Berlin'e gitti. Buralarda tiyatro ve sinema konusundaki bilgi ve görgüsünü arttırdı. 1918'de Berlin'de "Beranien Düşesi" adlı filmde oynadı. Aynı yıl "Samson", "Kara Lale Bayramı" ve "Şeytana Tapanlar" filmlerini yönetti.

1921'de Darülbedayi'de yönetmen olarak çalışmaya başladı ve ülkemizin ilk özel film yapım şirketi olan Kemal Film'in yerli film yapımına başlaması için yardımcı oldu.  Türkiye'de ilk filmini 1922 yılında (İstanbul'da Bir Facia-i Aşk) yönetti. 1921-24 yılları arasında bu şirket adına 6 film çekti. 1924'te Sovyetler Birliğine gitti. Orada "Tamilla" ve "Spartaküs" adlı filmleri çekti. 1923 yılında çektiği Ateşten Gömlek filminde baş rolde oynayan Neyyire NEYİR ile evlendi.

Türkiye'ye dönüşünde yeniden Darülbedayi'de çalışmaya başladı ve 1928'de ülkemizin ikinci büyük yapım şirketi olan İpek Film'in kurulmasına öncülük etti.

İpek Film, 10 yılı aşkın bir süre Türkiye'nin tek film yapım şirketi olarak kaldı. Yeniliğe açık olmalarıyla tanınan İpekçiler, Ertuğrul'a her türlü harcama yetkisi vererek çağdaş düzeyde teknolojinin ülkemize girmesini sağladılar. Böylelikle Ertuğrul 1931 yılında ilk sesli Türk filmi olan "İstanbul Sokaklarında"yı çekti. Bu filmin hemen ardından İpekçiler ilk sesli film stüdyosunu kurdular.

1928-41 yılları arasında İpek Film adına 20 film çekti. "Aysel Bataklı Damın Kızı", "Şehvet Kurbanı", "Bir Kavuk Devrildi" gibi filmler ilgi gördüyse de genel olarak sinema alanında başarısız kabul edildiler.

Muhsin Ertuğrul, köklü bir tiyatro geleneğine sahip olduğu için filmlerinde daha çok tiyatral bir tarzla çalışıyordu. Zaten 1947 yılından sonra sinemadan uzaklaşmaya ve tiyatro alanında çalışmalarını yoğunlaştırmaya başladı.

1953 yılında çektiği ve büyük bir başarısızlıkla sonuçlanan ülkemizin ilk renkli filmlerinden biri olan "Halıcı Kız" Muhsin Ertuğrul'un son sinema çalışması oldu.

SİNEMA FİLMLERİ
AKASYA PALAS
ANKARA POSTASI

ATEŞTEN GÖMLEK - 1923
Muhsin Ertuğrul'un Halide Edip Adıvar'ın Ateşten Gömlek adlı romanından uyarladığı filmde kamera önüne geçen Bedia Muvahhit ve Neyyire Neyir sinema filminde oynayan ilk Müslüman Türk kadınları oldu.

AYNOROZ KADISI
AYSEL, BATAKLI DAMIN KIZI - 1934
BİR KAVUK DEVRİLDİ
BİR MİLLET UYANIYOR - 1932
BOĞAZİÇİ ESRARI - NUR BABA
EVLİ Mİ BEKAR MI ?
FENA YOL - (O KAKOS DROMOS)




HALICI KIZ - 1953

İstanbul Sokaklarında - 1931
İstanbul'da Bir Facia-i Aşk - 1922
KAÇAKÇILAR - 1929 ( Başrol - Feriha TEVFİK )
KAHVECİ GÜZELİ
Kara Lale Bayramı - 1918
KARIM BENİ ALDATIRSA
KISKANÇ
KIZ KULESİNDE FACİA
LEBLEBİCİ HORHOR
MİLYON AVCILARI
NASREDDİN HOCA DÜĞÜNDE
NAŞİT DOLANDIRCI
Samson - 1918
SÖZ BİR ALLAH BİR
SÖZDE KIZLAR
Spartaküs - 1924
ŞEHVET KURBANI - 1940
Şeytana Tapanlar - 1918
Tamilla - 1924
TOSUN PAŞA

YÖNETMENLİĞİNİ YAPTIĞI BELGESELLER
Zafer Yolları - 1923

ÖDÜLLERİ
Türk sineması ilk uluslararası ödülünü Muhsin Ertuğrul'un Leblebici Horhor adlı filmiyle kazandı. Film, 2. Venedik Film Festivali'nde Onur Madalyası ile ödüllendirildi.




MUHSİN ERTUĞRUL (1892, İSTANBUL - 1979, İZMİR)

Türk tiyatro adamı; oyuncu, yönetmen, yönetici, eğitmen, çevirmen, makale yazarı, sinema yönetmeni; çağdaş Türk tiyatrosunun kurucusu.

Devlet görevlisi bir babanın oğlu olan Ertuğrul, 1910'da Burhanettin Kumpanyası'nda oyuncu olarak tiyatro yaşamına başladı. 1911'de görgüsünü geliştirmek için Paris'e gitti. Türkiye'ye döndüğünde Ertuğrul Muhsin ve Arkadaşları topluluğunu kurdu (1912), Millet Tiyatrosu (Yeni Turan Temsil Heyeti) topluluğuyla etkinliklerini sürdürdü (1913); yeniden Paris'e gitti, J. Coeau ve Antoeine'ı izledi. Paris dönüşü Ertuğrul Muhsin ve Arkadaşları topluluğunu kurdu (1914), Darülbedayi'ye sınavla girdi, öğretmen yardımcısı oldu (1914), kadroya alındı (1915); Berlin'e gitti (1916), Darülbedayi'de oynadı ve oyunlar sahneledi, yeniden Berlin'e gitti (1917), döndüğünde Edebi Tiyatro Heyeti adlı topluluğu kurdu, oyunlar sahneye koydu (Hortlaklar, 1918, Ibsen); Darülbedayi'ye yeniden katıldı (1919)

İstanbul Film'i kurdu, Almanya'da Ustad Film’in ortağı ve yönetmeni oldu; Darülbedayi'ye yönetmen olarak gidiyse de çıkarıldı; film çalışmalarına devam etti; Strimdberg kutlamaları için İsveç'e gitti (1924)

Darülbedayi'den ayrılan sanatçılarla yine Ertuğrul Muhsin ve Arkadaşları topluluğunu kurdu, "Ferah Dönemi" diye adlandırılan yenilikçi evrede (1925), dünya dağarcığından ve yerli yazarlardan oyunlar sahneledi (İhtilal, Andreyev; Baba, Strindberg; Bir Halk Düşamı, Ibsen; Kreutzer Sonat, Tolstoy; Othello, Shakespeare; Azarya, Ahmet Vefik Paşa; Yorgaki Dandini, Ahmet Vefik Paşa), İşşizler, Vedat Nedim Tör; Canavar, Faruk Nafiz); Sovyetler Birliği'ne gitti; Stannislavski, Nemireviç-Dançenko, Tayrov, Meyerhold, Teretyakov ve Ayzanitayn gibi yönetmen ve sanatçılarla tanıştı, çalışmalarına katıldı (1920); Darülbedayi Sanat Yönetmenliği’ni üstlendi, ilk kez Sahne İçtüzüğü düzenlendi; Türk Güzel Sanatlar Birliği Tiyatro Bölümü Başkanı oldu; Darülbedayi'yle birlikte Kahire turnesi yaptı.

ABD'ye gitti (1928), Paramount stüdyolarını gezdi; Darülbedayi'de yönetmenlik çalışmalarına devam etti (1928-29, Deyyus, Crommelynok; Karanlığın Kudreti, Tolstoy; Yapma Adamlar (R.U.R.), Çapek; Onikinci Gece, Shakepeare; Matmazel Juli, Strindberg; 1929-30, Yahudi, Hırçın Kız, Shakespeare; Haydutlar, Schiller; Bebeğin Evi, Ibsen); Darülbedayi dergisini yayınlamaya başladı; Tiyatro kitaplığı kurdu; sahneleme çalışmalarını sürdürdü (1930-31, Mektup, S. Maugham;Aptal, Pirandello; Venedik Taciri, Shakespeare; 1931-32, Dr. Knock, Romains; Mukaddes Alev, Maugham; Kafatası, Nazım Hikmet; Akın, Faruk Nafiz; 1932-33, Rose Brend, Hauptmann; Güneş Batarken, Hauptmann; Bir Ölü Evi, Nazım Hikmet; Üç Saat, E. ve C. Reşit Rey; 1933-34, Peer Gynt, Ibsen; Volpone, Jonson; Turandot, Gozzi; Köksüzler, Vedat Nedim Tör); sanat yaşamının 25. yılı kutlandı, Sovyet Çocuk Tiyatrosu kurucusu N. Saz'la Moskova'da görüştü, İstanbul'da Çocuk Tiyatrosu'nu başlattı; oyun sahnelemeyi sürdürdü (Ölçüye Ölçü, Shakespeare; Karamazof Kardeşler, Dostoyevski/Copeau; Faust, Goethe; Saz-Caz, E. ve C. Reşit Rey; Tohum, Necip F. Kısakürek; 1936-37, Makbet, Shakespeare; Ayaktakımı Arasında, Gorki; Yaban Ördeği, Ibsen; Kral Lear, Shakespeare); Ankara Devlet Konservatuvarı'na tiyatro öğretmeni oldu; yine oyunlar sahneledi (Size Öyle Geliyorsa Öyledir, Pirandello; Prenses Turandot, Gozzi; Kral Lear, Shakespeare); Şehir Tiyatrosu'nu Anadolu turnesine çıkardı; oyunlar sahneledi (1938-39, Yanlışlıklar Komedyası, Shakespeare; Anne Karenina, Tolstoy; 1839-40, İkizler, Plautus; Romeo Jülyet, Shakespeare; Hayat Bir Rüyadır, Calderon; Leydi Windermere'nin Yelpazesi, O. Wilde; Aptal, Dostoyevski/Noziére; Şeytan, Molnar; 1940-41, Othello, Shakespeare; Emilia Galotti, Lessing; 1941-42, Hamlet, Shakespeare; Müthiş Aile, Cocteau; Yaşadığımız Devir, Çapek; 1942-43, Kış Masalı, Shakespeare; Don Carlos, Schiller; Krampton, Hauptmann; Büyük İhtilal, Roland; İflas, Bjornson; Vişne Bahçesi, Çehov; Yalancı, Goldoni; Büyük Şehir, Cevat Fehmi Başkut; 1943-44, Nasıl Hoşunuza Giderse, Shakespeare; İki Efendinin Uşağı, Goldoni; Marianne'nin Kalbi, Alfred de Musset; Kadınlar Mektebi, Moliére; 1944-45, Atinalı Timon, Shakespeare; Doktorun Hatası, Shaw; Vanya Dayı, Çehov; 1945-46, Coriolanus, Shakespeare; Maria Stuart, Schiller; Müfettiş, Gogol; 1946-47, Jül Sezar, Shakespeare; Köyde Bir Ay, Turgenyev; Dedikoducular, Goldoni; Kral Oidipus, Sophokles; Küçük Şehir, Cevat Fehmi Başkut)

Perde ve Sinema dergisini çıkarmaya başladı (eşi Neyyire Neyir'le, 1941); Tiyatro Tarihi Matineleri başlattı (1942), Londra'ya giderek Kraliyet Balesi yöneticisi Dame Ninette de Valois'yla işbirliği görüşmeleri yaptı. Devlet Tiyatrosu'nu yönetmek amacıyla Ankara Devlet Konservatuarı Tatbikat Sahnesi'nin başına getirildi, Küçük Tiyatro'yu (1947) ve Büyük Tiyatro'yu açtı (1948), Devlet Tiyatrosu ve Operası Genel Müdürlüğü'ne atandı; bu arada, oyunlar sahneledi (Hamlet, Shakespeare; Satıcının Ölümü, Miller; Büyük Tiyatro); görevinden ayrılarak İstanbul'da Yapı ve Kredi Bankası'nın çağrısı üzerine Küçük Sahne'yi kurdu ve oyunlar yönetti (Fareler ve İnsanlar, Steinbeck; Aşağıdan Yukarı, Vedat Nedim Tör; 1952-53, Ne İsterseniz, Shakespeare; 1953-54, Babayiğit, Synge; Hamlet, Shakespeare; Godot'yu Beklerken, Beckett); Devlet Tiyatrosu Genel Müdürlüğü'ne atandı (1954), Üçüncü Tiyatro'yu (1955) ve Oda Tiyatrosu'nu açtı; Bölge Tiyatroları tasarısı doğrultusunda İzmir ve Bursa Devlet Tiyatroları açıldı (1957), görevinden alındı (1958); İstanbul Şehir Tiyatrosu'na başyönetmen olarak atandı; genç kuşak tiyatrocularla yeni bir dönem başlattı; Üsküdar Tiyatrosu'nu ve Kadıköy Tiyatrosu'nu açtı (1960-61), Rumelihisar temsillerini başlattı, Zeytinburnu Tiyatrosu'nu açtı (1965), başyönetmenlik kadrosunun kaldırılmasıyla açıkta kaldı; ITI Yönetim Kurulu Başkanlığı'ndan ayrıldı; LCC Tiyatro Okulu'nda sahne dersleri, İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü'nde tiyatro eleştirisi dersleri verdi; 60. sanat yılı kutlandı; Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni oldu (1974), Gültepe Tiyatrosu'nu ve Bayrampaşa Tiyatrosu'nu açtı (1974-75), Deneme Sahnesi'ni kurdurdu; görevini bıraktı (1976); Ege Üniversitesi'nce Fahri Doktor payesi verildi (1979), ölümünden sonra İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları Harbiye Sahnesi, Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu adını aldı. 

Kendi deyişiyle, "daha düzenli, daha iyi ve daha güzel olana erişmeyi amaçlamış tiyatro anlayışını (meliorizmi)" benimseyen Ertuğrul, çağdaş Batı Tiyatrosunu Türkiye'de kurumsallaştıran, 60 yıllık sanat yaşamı boyunca çağdaş tiyatro kültürünü tüm kurumlarıyla getiren ve uygulayan kişi olarak anılır.