|
Mitos-Boyut
Tiyatro Yayınları Yayın
Kataloğu
1. Basım: Nisan 1997
2. Basım: Haziran 1998
3. Basım: Kasım 1999
4. Basım: Aralık 2002
5. Basım: Ocak 2005
6. Baskı Eylül 2006
ISBN: 975-8648-00-0
Mitos-Boyut Yayınları
TEM Yapım Yayıncılık Ltd.
Şti.
Ağa Çırağı Sok. 7/2
Taksim/ 80090 İstanbul
tel. 212. 249 87 37-8;
faks. 212. 249 02 18
E-posta: temyapim@yahoo.com
TİYATRO
/ OYUN DİZİSİ
273
Tiyatro Kitabı
(213
Oyun Kitabı, 60 Kuramsal Kitap)
500 Oyun
Ocak / 2005
Not:
1. Oyun dizisi'nin 7
numaralı "Bertolt Brecht–Toplu Oyunları 1" adlı kitap
tükenmiştir. Yayınevimiz Bertolt Brecht'in Bütün
Oyunlarını ayrı bir dizi halinde yayınlamakta olduğundan,
bu kitabın yeni baskısı yapılmayacaktır.
2. Dizinin 9 numaralı, "Dario
Fo – Toplu Oyunları 1" kitabı tükenmiştir. Kitabın Türkiye
Yayın Hakları çevirmen Füsun Demirel'dedir. Kitabın yeni
baskıları Sayın Demirel'in sahibi olduğu Açılım Yayınevi
tarafından yapılmıştır.
3. Adalet Ağaoğlu/ Toplu
Oyunları 1 tükenmiştir. Yeni basımları için yazar Yapı
Kredi Yayınlarıyla anlaşma yaptığından bu kitabın yeni
basımı yapılmayacaktır.
4. Orhan Asena/ Toplu
Oyunları 1 tükenmiştir. Vefat eden yazarın varisleriyle
yeni bir sözleşme yapılamadığından bu kitabın yeni
basımları yapılamayacaktır.
5. Memet Baydur / Toplu
Oyunları 1 tükenmiştir. Memet Baydur varisleri, İletişim
Yayınlarıyla anlaşma yaptığından, bu kitabın yeni baskısı
yapılmayacaktır.
Dizi
No: 1 / VASIF ÖNGÖREN/BÜTÜN OYUNLARI
Almanya Defteri (Göç) /
Asiye Nasıl Kurtulur /
Oyun Nasıl Oynanmalı /
Zengin Mutfağı
Vasıf Öngören, Türk
tiyatrosunun 1960'lı yıllarda gerçekleştirdiği atılım
içinde, oyuncu-yönetmen-oyun yazarı olarak yetişmiş çok
yönlü bir tiyatro adamımız; Brecht'çi tiyatronun biçimsel
özelliklerini, ülkemizin toplumsal-ekonomik-politik
sorunları ile buluşturmayı başarmış, epik tiyatro
yöntemini tiyatro yaşamımıza ilk kez kazandırmış bir
tiyatro ustamızdır.
Almanya Defteri (Göç),
1960 yılların Türkiye'sinde kurduğu düşler
gerçekleşemeyen, bu ortamda bocalayan bir oto tamircisi
ailenin son çare olarak, çalışmak için Almanya'ya gidiş
kararına varış öyküsüdür. İlk kez 1966'da Gençlik
Festivalinde sergilenen oyun, bu festivalde İkincilik
Ödülü'nü almıştır.
Asiye Nasıl Kurtulur,
çağdaş tiyatromuzun bir başyapıtıdır. Türk tiyatrosunda
içerik ve biçim açısından yeni bir seçenek sunan bu
başyapıt, tiyatro tarihimizin en ön sırasında yer alıyor.
Yazar, "yadırgatmalar" yoluyla, tartışmalı yeni bir oyun
düzeni ile herkese tanıdık gelen canlı ve sıcak
yaşantılardan yola çıkarak, izleyiciyi yeni bir "bilinç"
düzeyine ulaştırmayı başarır. Oyun, gecekonduda yaşama
savaşı veren Asiye ile annesinin bu ortamdan kurtulmak
için verdikleri mücadeleyi, oyunsu niteliği, içerdiği
ironi ve gülmece ögeleri ile anlatır. Yazar, Brecht
tiyatrosunu da inceleme olanağı bulduğu epik tiyatro
anlayışını bu oyununda çok başarılı bir biçimde
kullanarak, bu akımın tiyatro edebiyatımızda kullanma
yolunu açmıştır. İlk oynadığında, Zeliha Berksoy’un etkili
Asiye tiplemesi, oyunun kitlelere hızla ulaşmasında önemli
bir rol oynamış ve bu sahneleme büyük ilgi görmüş, oyun ve
Zeliha Berksoy birçok ödül almıştı.
Oyun Nasıl Oynanmalı'da,
radyo-televizyonlardaki bir yarışma programıyla, yoksul
ama güzel bir genç kızın film dünyasında hızla yükseliş
öyküsü eşzamanlı olarak verilir. Para kazanmak uğruna
kutsal sayılan değerlerden nasıl vazgeçildiği
gösterilirken, seyircinin tartışmalı oyuna katılıp
eleştirel tavrını koyması sağlanır.
Zengin Mutfağı, toplumsal
sınıflar arasındaki çelişkilerin git gide keskinleştiği
1970'li yıllarda, kavganın dışında kalma çabası içinde
safını şaşıranların öyküsüdür. 16-17 Haziran İşçi Olayları
günlerinde bir genç insanın politik tercihlerindeki
yanlışı anlatılır. Kusursuz yapısı, çatışmalardaki
ustalıklı kurgusu ve ironisiyle yazarın ikinci başyapıtı
sayılmaktadır. Oyun, 1977'de İsmet Küntay Ödülü ve daha
sonraları bir çok ödül almıştır.
Almanya Defteri: 8 erkek,
4 kadın/ Asiye N. K.: 12 erkek, 11 kadın/ Oyun Nasıl
Oynanmalı: 15 erk., 11 kad./ Zengin Mutfağı: 4 erk., 1
kad.
1991 (1. Bas.), 1998 (2.
Bas.)/290 s./11.5x19.5cm ISBN975-508-034-1
Dizi
No: 2 / TURGUT ÖZAKMAN / TOPLU OYUNLARI 1
Ah Şu Gençler / Töre /
Ocak
Ülkemizin önde gelen
yazarlarından olan Turgut Özakman, oyunlarında hep
barışın, sağduyunun, dostluğun ve sevginin özlemini
yansıtır. Yazarın en önemli özelliği ise, "gülmece"yi
kotarmadaki büyük yeteneğidir.
Ah Şu Gençler, kabare
anlayışı ile biçimlenen, açık biçimin ve göstermeci
üslubun kullanıldığı son derece esnek dokulu bir güldürü.
Şarkılı danslı bu oyun, genç oyuncular tarafından hemen
her kentimizde sahnelenmiştir. Oyun, "delidolu" yapısıyla
genç insanların oldukça beğenisini kazanmış bulunuyor.
Töre, duygusal
yoğunluklu, "gerçekçi" oyunculuk biçimini gerektiren,
dramatik yapısı ağırlıklı bir oyun. Yazar, kan davasını
yeren bir olayı, bir sevgi öyküsü ile birleştirip eğlence
ögelerini oyunun içine ustalıkla yerleştirmiş.
Ocak, ekonomik
sıkıntıların aile bireyleri arasındaki ilişkileri büyük
ölçüde etkilediği ve çatışmalara yol açtığı bir aile
dramını anlatır. Yazar, yaşanan duyarlılıkları, tepkileri,
düş kırıklıklarını, sevgiyi dile getirerek, aile
ilişkilerinde insani değerlere sıkı sıkıya sarılmakla
uzlaşmaya varılabileceğini gösterir.
Ah Şu Gençler: 10 er., 8
kad./Töre: 4 er., 3 kad./Ocak: 4 er., 7 kad.
1991 (1.Bs.)/ 1993 (2.Bs.)/1999
(3.Bs.), 2001 (4. Bas.) / 192 s.
Dizi
No: 3 / YILMAZ ONAY / TOPLU OYUNLARI 1
Sanatçının Ölümü / Arafta
Kalanlar / Karagöz'ün Muamması
Yılmaz Onay, toplumcu
gerçekçi anlayışıyla geleneksel ve evrensel tiyatro
çalışmalarını yönetmen, yazar ve çevirmen olarak sürdüren
bir sanat adamımız. Sanatçının Ölümü, yalana, ikiyüzlülüğe
yöneltilmiş bir yergi oyunu. Oyun, ülkemizde, sanatçı bir
insanın ancak öldükten sonra değerlendirildiğini,
tersinlemeli bir biçimde anlatıyor; toplumun
değerbilmezliğine karşı acı bir eleştiri getiriyor, bu
tutumu hicvediyor.
Arafta Kalanlar, sıradan
insanları, yani Ademleri ve Havvaları kuşatan yalancı
cennetler masalına yöneltilmiş bir taşlama. Oyun, aynı
zamanda ilk kez aldatılan Havva teması ile kadın
sorunsalını da irdeleyen bir yapıda.
Karagöz'ün Muamması,
geri kalmış muammalar ülkesinde üç kâğıtçı, bezirgân Frenk
ve Karagöz'le Hacıvat'ın serüvenlerini geleneksel tiyatro
kalıpları içinde, toplumsal bir yergi-güldürü türünde
anlatıyor.
Sanatçının Ö.: 2 er., 1
kad./Arafta Kalanlar: 6 er., 4 kad., melekler, şeytanlar/
Karagöz'ün Muamması: 9 erkek, 4 kadın.
1992 /190 sayfa/11.5x19.5
cm ISBN 975-508-038-4
Dizi
No: 4 / AZİZ ÇALIŞLAR–YILMAZ ONAY/
Uyarlamalar 1 / Romandan
Tiyatroya
Oblomov / Muhteşem Gatsby
/ Küçük Adam Ne Oldu Sana
Üç yabancı romanın, Türk
yazarları tarafından sahne uyarlaması. Oblomov (Gonçarov),
Gorki'nin "Edebiyatımızın en güzel romanlarından biri,"
dediği bir Rus romanı; iki farklı dünya arasında kalan
insanın çaresizliğini anlatıyor (Uy. Aziz Çalışlar).
Muhteşem Gatsby,
Amerikalı yazar Fitzgerald'in 1920 yılları Amerika'sını
anlattığı en ünlü romanı; "Amerikan düşü"nün umutları ile
dolu ve bölünmüş kişilikleri olan insanlar anlatılıyor
(Uy. Aziz Çalışlar). Küçük Adam Ne Oldu Sana, (Alman
romancı Hans Fallada'dan) 1930 yılları karışık
Almanya'sında, Faşizmin yükselme sürecinde ezilen sıradan
insanların dramını anlatıyor (Uy. Yılmaz Onay).
Oblomov: 11 erk., 6 kad.,
hizmetçiler, köylüler, çocuklar/ Muhteşem G.: 11 erk., 3
kad., müzikçiler, uşaklar/Küçük Adam: 7 erk., 4 kad.
1992/ 200 sayfa/10x18.5
cm. ISBN 975-508-039-2
Dizi
No: 5 / TURGUT ÖZAKMAN / TOPLU OYUNLARI 2
Sarıpınar 1914 / Fehim
Paşa Konağı/
Resimli Osmanlı Tarihi /
Bir Şehnaz Oyun
Turgut Özakman'ın 4
tarihsel güldürüsü birarada. Sarıpınar 1914, R. N.
Güntekin'in Değirmen adlı romanından uyarlanmış. Oyun,
1914 yılında, Osmanlı'nın yüzlerce bakımsız kasabasından
biri olan Sarıpınar'da yaşanmış "zelzele" komedisini
anlatır. Bu çağdaş güldürü, "göstermeci" anlatımla
yazılmış; yirmiye yakın sahne bir "anlatıcı" yoluyla
birbirine bağlanıp yorumlanmakta (Sanatsevenler Derneği
Ödülü-1968).
Fehim Paşa Konağı,
"göstermeci" anlatımı, dansın ve müziğin yoğunluklu olduğu
bir tarihsel güldürü. Geleneksel tiyatromuza ait ögelerin
de kullanıldığı oyun, kabalığın, savaşın karşısında
incelikten, barıştan yana bir tavır sergiliyor (İş B.
Ödülü 1980).
Resimli Osmanlı Tarihi,
1982 Anayasa'sının halkoylamasından önce yazılıp oynanmış
olan bir oyun; ülkemizin yüzyıllık Anayasa serüvenini
tersinlemeli, fantastik, eğlenceli ve eleştirel bir sahne
diliyle anlatıyor (Sanat Kur. ve Küntay Ödülleri, 1982-
83).
Bir Şehnaz Oyun, dansla
müziğin ağırlıklı olduğu tarihsel bir güldürü. Eğlence
ögesinin fazlaca kullanıldığı oyunda, tersinleme yoluyla
Osmanlı'nın 1. Dünya Savaşı'na giriş dönemi anlatılıyor.
Sarıpınar: 29 erk.,
köylüler, heyet üyeleri / Fehim Paşa K.: 11 er., 4 kad. /
Resimli Osmanlı T.: 16 er., 6 kad., dansçılar /
Bir Şehnaz Oyun: 22 er.,
9 kad., çalgıcılar, erkekler, kadınlar.
1992 (1. Bs.), 1999 (2.
Bs.)/288 sayfa/10x18.5 cm ISBN 975-508-025-2
Dizi No: 6 / OKTAY
ARAYICI / BÜTÜN OYUNLARI
Nafile Dünya / Bir Ölümün
Toplumsal Anatomisi /
Rumuz Goncagül / Tanilli
Dosyası
Oktay Arayıcı, Türk
Tiyatrosunun ilerici-toplumcu çizgideki yazarlarının önde
gelenlerinden biri.
Nafile Dünya ve Rumuz
Goncagül, ülkemizde resmi-özel tiyatrolarında defalarca
oynanmış, küçük insanlarımızı anlatan ve seyirlik
geleneğimize uygun güldürü özellikleri ile öne çıkan, çok
ilgi görmüş iki oyun. Nafile Dünya, polislik mesleğine
dürüstçe bağlı kalmış bir adamın değişen, yozlaşan
toplumsal koşullara ayak uyduramamasının traji-komik
öyküsüdür.
Rumuz Goncagül,
kadın-erkek ilişkilerinin töreler, ekonomik ve toplumsal
etkenlere sıkı sıkıya bağlı olduğu toplumumuzda,
evlilikten beklenenler üzerine, epik tiyatro örneği bir
güldürü.
Bir Ölümün Toplumsal
Anatomisi ise, "göstermeci" türünde, Güney Anadolu'da bir
ölüm olayının ardındaki toplumsal-ekonomik-sosyal
nedenleri araştıran bir "seyirlik tragedya."
Tanilli Dosyası, Prof.
Server Tanilli'nin 1980 öncesi İstanbul Üniversitesi'nde
verdiği Uygarlık Tarihi dersi nedeni ile yaşadığı gerçek
olaylardan alınmış, yarı-belgesel ve nesnel-gerçekçi
biçimde yazılmış bir oyun. 12 Eylül öncesindeki baskı,
işkence ve kıyımın üniversite hocalarına uzanan
boyutlarını anlatıyor.
Nafile Dünya: 13 er., 3
kad./ Rumuz Goncagül: 7 er., 3 kad./
Bir Ölümün Toplumsal
Anatomisi: 18 er., 7 kad., köylüler /
Tanilli Dosyası:
kadınlar, erkekler.
1992 (1. Bs.), 1996 (2.
Bs.) 336 sayfa/10x18.5 cm ISBN 975-508-043-0
Dizi
No: 7 / BERTOLT BRECHT / TOPLU OYUNLARI 1*
Mahagonny Kenti/ Üç
Kuruşluk Opera/ Mutlu Son
Brecht'in bu üç epik
operasını çevirenler: Mahagonny Kenti – Aziz Çalışlar; Üç
Kuruşluk Opera ve Mutlu Son – Yücel Erten.
Mahagonny Kenti, paranın
günümüzde insanları nasıl yozlaştırdığını sergileyen ve
20. yüzyılın ahlak tablosunu oluşturan bir müzikli oyun.
Üç Kuruşluk Opera,
Brecht'in en ünlü, bütün dünyaca tanınan ve çokça oynanan,
tiyatro, opera, sinema, müzik dallarında yığınla sanatçıya
esin kaynağı olmuş, klasikleşmiş bir epik opera.
Mutlu Son da bir müzikal
oyun. Diğer iki eser gibi, bunun müzikleri de K. Weil'e
ait; zekice kurulmuş, ilginç bir müzikal.
Mahagonny Kenti.: 6 er.,
8 kad., erkekler/ Üç K. O.: 12 er., 11 kad., polisler,
dilenciler/Mutlu Son: 10 erkek, 5 kadın, polisler,
1992/240 sayfa/10x18.5
cm. ISBN 975-508-044-9
* (Sayfa 4’teki Not 1’e
bakınız.)
Dizi
No: 8/ ORHAN ASENA / TOPLU OYUNLARI 1*
Şili'de Av / Ölü Kentin
Nabzı / Bir Başkana Ağıt
Orhan Asena'nın "Şili
Üçlemesi" diye adlandırdığı bu kitaptaki üç oyunu, seçimle
iktidara gelmiş Allende'yi deviren Şilideki askeri darbe
ile ilgili.
Şili'de Av, Pinochet
tarafından Allende iktidarının devrildiği gün küçük bir
kilise rahibinin evinde, dışardaki insan avından kaçan
yedi gencin hesaplaşma, tartışma ve çatışmalarının
evrensel boyutlu öyküsü.
Ölü Kentin Nabzı, 1977'de
Pinochet'in baskı rejimine gizliden gizliye başlayan bir
karşı koyma eylemini sezinleyen yazarın, böyle olası bir
direniş hareketini anlatan oyunu.
Bir Başkana Ağıt, 11
Eylül darbe gecesi Başkanlık Sarayı'nda Allende'nin
yaşadığı gerilimli saatleri anlatıyor.
Şili'de darbenin
yapıldığı gün, 11 Eylül 1973'de, darbeciler tarafından
35.000'i aşkın kişi öldürüldü. Bu darbe sırasında
Cumhurbaşkanı Allende de, Başkanlık Sarayına saldıran
Pinochet'in askerleri tarafından, kahramanca direnişine
rağmen katledilmişti. Bir Başkana Ağıt, bu çağdaş
trajediyi gerçekçi ve belgesel biçimde, yer yer şiirsel
bir anlatımla veriyor. Çağımızın faşist darbelerinden
birine tanıklık eden oyun, bu yapısıyla, evrensel bir
temayı da sergilemiş oluyor.
Şili'de Av: 8 er., 4 kad.,
1 çocuk, askerler/
Ölü Kentin Nabzı: 11 er.,
2 kad./ Bir B. Ağıt: 30 er., 6 kad., 2 çocuk.
1992/259 sayfa/10x18.5
cm. ISBN 975-508-045-7
* (Sayfa 4’teki Not 4’e
bakınız.)
Dizi
No: 9 / DARİO FO / TOPLU OYUNLARI 1*
Kadın Oyunları (10
Adet) / Açık Aile
Dario Fo, günümüzün en
önde gelen tiyatro adamlarından biri. Kendi yazıp kendi
oynadığı bütün oyunları, kendi halk tiyatrosu geleneğinin
bir örneğini oluşturmuş ve İtalya'da büyük yığınlara
ulaşmayı başarmıştır.
Fo'nun, karısı France
Rame ile birlikte oluşturduğu On Kadın Oyunu, İtalya'daki
kadınların bireysel ve aile sorunlarını, erkeklerden
gördükleri cinsel tacizleri anlatıyor.
Açık Aile , bir
karı-kocanın, kadın-erkek arasındaki hiç tükenmeyen
çekişmenin mizahi, tek perdelik anlatımı. Kitaptaki
oyunlar amatör çalışmalar için yararlı deneme oyunları.
Kitabın başında Doç. Dr.
Metin Balay'ın ve Füsun Demirel'in Fo üzerine ayrıntılı
yazıları da bulunmakta.
Kadın Oyunları: 1 kadın/
Açık Aile: 2 erkek, 1 kadın.
1992/120 sayfa /10x18.5
cm ISBN 975-508-051-1
* (Sayfa 4’teki Not 2’ye
bakınız.)
Dizi
No: 10 / ÜLKER KÖKSAL / TOPLU OYUNLARI 1
Uzaklar / Sevdalı
Fidanlar / Bir Garip Oyun /
Karanlıkta İlk Işık (Kubilay)
Ülker Köksal, üslubundaki
açıklığı ve seyirciyle kolay iletişim kurabilme özelliği
ile tanınan bir yazarımız.
Uzaklar, yazarın en çok
oynanan ve dört ödül almış oyunu. Oyunda, eğitim
sistemimizle kalıplaştırılan genç insanların yaratıcı
güçlerinin nasıl yok edildiği anlatılmakta.
Sevdalı Fidanlar oyunu
da, gençlere dönük ve onların özgür-lüklerini savunan bir
"hoşgörü ve sevgi" oyunu.
Bir Garip Oyun, toplumsal
yaşam ve geleneklerimizdeki yanlıklıkların, bireyde
bıraktığı olumsuz etkileri tartışmalı bir biçimde
sergiliyor.
Karanlıkta İlk Işık (Kubilay)
devrim şehidi Kubilay'ın idealizmine saygıyı koruyarak, bu
olayın gerçek toplumsal, kültürel ve politik nedenlerini
irdelemekte.
Uzaklar: 4 er., 6 kad./
Sevdalı Fidanlar: 6 er., 5 kad./
Bir Garip Oyun: 5 er., 4
kad./ Karanlıkta İlk Işık: 12 er., 5 kad.
1993 (1. Bs.), 2002 (2.
Bs.), 288 s., 11.5x19.5 cm. ISBN 975-508-046-5
Dizi
No: 11 / MEHMET AKAN / TOPLU OYUNLARI 1
Hikâye-i Mahmud Bedreddin
/Analık Davası / Midirfillik Oyunu
Mehmet Akan, 1960'lı
yılların dinamik, heyecanlı tiyatro ortamında tiyatroya
başlayan ve oyunculuğunu sürdürürken oyunlar da üretmiş
olan bir tiyatrocu. Kitaptaki üç oyun da geleneksel
kültürümüze dayanan, toplumsal içerikli ve çağdaş tiyatro
anlayışıyla yazılmış oyunlar.
Hikâye-i Mahmud Bedreddin,
Alevi ayinleri kültüründen yola çıkarak, dans ve müziğin
yoğun desteği ile, Anadolu insanının hoşgörülü yapısını ve
yaşadığı ekonomik-toplumsal-politik çelişkileri
sergiliyor.
Analık Davası'nda,
Brecht'in Kafkas Tebeşir Dairesi oyunundaki ana tema
aracılığıyla, Anadolu insanının yaşamı ve Osmanlı
döneminin üretim ilişkileri irdelenir. Oyunda, meddah-saz
şairliği gelenekleri ve halk danslarımızdan esinlemeler
bulunmakta.
Midirfillik Oyunu, Ulvi
Uraz Tiyatrosunda (1968), Ham Hum Şaralop adı ile
oynanmış. Geleneksel seyirlik oyunlarımızdan olan
ortaoyunu biçiminde yazılmış, ortaoyunu öğeleri taşıyan,
ama çağımızın toplumsal ve politik olaylarını hicveden bir
oyun.
Hikâye-i Mahmut Bedreddin:
20 er., 8 kad., erkekler/
Analık Davası: 8 er., 5
kad./ Midirfillik Oyunu: 17 erkek, 3 kadın.,
çalgıcılar, çengiler,
yolcular.
1993, 2006 (2. Bs.) /240
sayfa/ 12x19.5 cm. ISBN 975-508-050-3
Dizi
No: 12 / MEMET BAYDUR / TOPLU OYUNLARI 1
Doğum / Limon /
Yalnızlığın Oyuncakları / Kadın İstasyonu
Yazdığı oyunların sayısı
20'yi aşmış olan, son dönemin önde oyun yazarlarından, ne
yazık ki 2001’de kaybettiğimiz Memet Baydur'un bu
kitabında ilk oyunları bulunuyor..
Doğum, kısa bir "absürd"
tiyatro örneği. Oyunda, insanoğlundaki tutku ile hüznün iç
içe geçtiği bir hesaplaşma süreci anlatılıyor.
Limon, yazarın ülkemizde
sergilenmiş ilk oyunu. Dünyanın esenliği adına hiçbir şey
yapamayışın, dört duvar arasında sıkıl-mışlığın,
iletimsizliğin bol aydın gevezeliği ile unutturulmaya
çalışıldığı bir ortamda, hüznün gülmeceyle iç içe
sergilendiği bir oyun (1984- Sanat Kurumu Ödülü).
Yalnızlığın Oyuncakları,
çok yaşlı üç insanın sıkışıp kaldıkları bir odadaki iç
hesaplaşmaları. Üretken olamamış, susturulmuşluğu
kabullenmiş, sevgisizliğe ödün vermiş, çevrenin tahribine
göz yummuş olmanın ezikliği içinde bulunan insanların bu
hesaplaşmaları, aslında 20. yüzyılın sorgulanmasıdır.
Kadın İstasyonu, ilk kez
Fransa'da oynanmış bu oyun, birbirlerine ve kendilerine
yabancı üç insanın bir istasyondaki karşılaşmalarının
öyküsü. Bu üç insan bireysel sorunlarını birbirlerine
aktarmakta görünüyorsalar da, aslında tek başına
konuşmaktadırlar (1988 İnönü Vakfı Tiyatro Ödülü).
Doğum: 1 er., 1 kad./
Limon: 4 er., 3 kad. /
Yalnızlığın Oy.: 2 er., 1
kad./Kadın İstasyonu: 1 er., 2 kad.
1993/234 sayfa/10x19.5
cm ISBN 975-508-057-0
* * (Sayfa 4’teki Not
5’ye bakınız.)
D. No:
13 /ATAOL BEHRAMOĞLU / TOPLU OYUNLARI 1
Lozan / İyi Bir Yurttaş
Aranıyor
Lozan, Kurtuluş
Savaşı'ndan sonra emperyalizmle masa başında yapılan
ikinci savaşın öyküsü. Yazar, zaman zaman oyuna girerek,
oyunun sahnesel açılımı için yardımcı oluyor. Oyun,
geçmişi anlatırken bugünü anlamamızın yollarını arıyor,
bireysel ve toplumsal kimlik arayışlarının çıkmazlarını
gösteriyor; ülkenin parçalanması için içerde ve dışarda
çevrilen entrikalardan günümüze izdüşümler sergiliyor,
günümüzde dünyayı saran petrol savaşlarının o dönemdeki
savaşların da nedenleri olduğunu kanıtlıyor. Bağımsızlık
sözleşmemizin, dersler dolu, teatral bir gösterisi.
İyi Bir Yurttaş Aranıyor,
tümüyle 18 şiirden oluşan, müzikli manzum bir oyun. Oyunda
yurdumuzdan çeşitli tip ve olayları anlatılırken, iyi bir
yurttaş olmanın ön koşulları araştırılıyor. Kitapta
ayrıca, oyunun bütün müziğinin notaları da bulunuyor.
Lozan: Erkekler, 2 kadın
/ İyi Bir Yurttaş Aranıyor: 1 kadın.
1993/100 sayfa/10x19.5
cm ISBN 975-508-056-2
Dizi
No: 14 / YAVUZER ÇETİNKAYA
Gün Dönerken
Temmuz/93'de
kaybettiğimiz yazar, yönetmen, tiyatro-sinema-TV oyuncusu
Yavuzer Çetinkaya'nın 1977 yılında yazdığı, o dönem
Dostlar Tiyatrosunda oynanmış Gün Dönerken adlı oyunu,
hemen ölümünden sonra 1993'de Yavuzer Çetinkaya'nın "45.
Doğum Yıldönümü" anısına yayımlandı.
Gün Dönerken, Alman
Parlamentosu Reichstag'ın Hitler tarafından bir komployla
yaktırılması üzerine, Nazilerce başlatılan baskı ve terör
ortamını anlatıyor. Bu büyük tarihi komplonun arkasından
başlatılan ünlü "Leipzig Duruşması"nda, Bulgar devrimci G.
Dimitrof suçlu gibi gösterilerek cezalandırılmak istenir.
Oyun, bu duruşmadan sahneleri de içeriyor.
Gün Dönerken, sağlam bir
dramatik yapıya sahip, akıcı diyaloglarla bezenmiş,
ülkemizin 1980 öncesi yaşadığı kaosa paralellikler kuran,
belgesel nitelikte bir oyun.
Oyuncular: 22 erkek, 4
kadın.
1993/100 sayfa/10x19.5
cm.
Dizi
No: 15 / ADALET AĞAOĞLU /TOPLU OYUNLARI 1*
Evcilik Oyunu / Tombala /
Çatıdaki Çatlak / Sınırlarda /
Bir Kahramanın Ölümü
Evcilik Oyunu, yazarın
yıllardır özel-resmi tiyatrolar ve amatör topluluklarca
oynanmakta olan yapıtı. Oyun, aile içinde gençlere yapılan
acımasız namus baskılarının, onları ilerdeki yaşamlarında
nasıl mutsuzluğa ittiğini anlatıyor.
Tombala, çok yaşlı bir
karı kocanın, kendilerini aramayan çocuklarını
bekleyişlerini ve bu bekleyiş sürecinde aralarındaki boş,
anlamsız çekişmelerini sergiliyor.
Çatıdaki Çatlak ise hiç
evlenmemiş orta sınıf bir kadının, taşıyamayacağı kadar
ağır bir yükün altında kalışının dramı; oyun kadınlara bu
yıpranmayı layık gören toplum anlayışının çarpıklığını da
vurguluyor.
Sınırlarda, barışçıl bir
dünya düzeninin özlemini yansıtan, ve simgesel nitelikler
taşıyan bir oyun.
Kitabın son oyunu, Bir
Kahramanın Ölümü ise, toplumların bunalımlı dönemlerde
bekledikleri bir kahramanı ve bu kahramanın içine düştüğü
kişisel korku ve endişelerini anlatıyor.
Evcilik Oyunu: 8 erkek, 4
kadın, anneler, babalar/
Tombala: 1 er., 1 kad./Çatıdaki
Çatlak: 2 er., 4 kad./
Sınırlarda: 3 erkek, 1
kadın/ Bir Kahramının Ölümü: 2 erkek.
1993/276
sayfa/10x19.5 ISBN
975-508-059-7
* (Sayfa 4’teki Not 3’e
bakınız.)
Dizi
No: 16 / NİKOLAY GOGOL
Bir Delinin Hatıra
Defteri
Rus Edebiyatı'nın
öncülerinden ve 19. yüzyıl Rus komedyasının "baba"sı olan
Gogol, kendinden sonra gelen tüm Rus yazar kuşağını
etkilemiş bir yazardı. Gogol yaşamında üç oyun yazmıştı;
ezilmiş sıradan insanların yaşamlarını anlatan bu gerçekçi
yazarın ölümünden sonra, birçok öykü ve romanı
oyunlaştırıldı.
Bir Delinin Hatıra
Defteri, yazarın aynı adlı öyküsünden, Fransız S. Luneau
ve R. Coggio tarafından oyunlaştırılmış tek kişilik bir
eser.
Ülkemizde 1965 ve 1968'de
Genco Erkal tarafından başarılı ve farklı yorumlar ile
oynanmış olan bu ünlü yapıtın oyun metni çevirmeni
tarafından yeniden gözden geçirildi; dili sadeleştirildi.
Oyun, itilip kakılan bir
küçük memurun, çevresinin hep kendi aleyhine davrandığı
kuşkusu ile çalıştığı dairedeki üstlerinden kendini büyük
görme tutkusunun, onu trajik bir sonuca götürüşünü
anlatır.
Yaşamını sürekli bir
kuşku ve gerilimle, karşıt düşüncedeki insanların
gerilimlerinden doğan huzursuzlukla yaşamış olan Gogol, bu
oyununda (öyküsünde) kendisini, aslında oyun kişisi
Poprişçin'in kişiliğinde sergilemiştir.
Tek kişilik bu oyun,
dünyanın her yerinde, öyküsünden çok ilgi görmüş ve
tanınmıştır.
Oyuncular: 1 erkek
1993 (1. Bs), 2002 (2. Bs)
/64 s./ 11.5x19.5cm. ISBN 975-508-062-7
Dizi
No: 17 / ŞULE GÜRBÜZ
Akıl Yoktur
Şule Gürbüz, şiir ve
öyküleri ile tanınan genç kadın yazarlarımızdan biri.
Genç yazar bu ilk
oyununda, ölümün saçmalığı karşısında çaresiz kalan aklın,
kendi yolunu, saçmalıklara yeni saçmalıklar üretmekle
bulduğunu anlatmakta.
Faust'tan bir sahneyi
oyunun başına koyan yazar Şule Gürbüz, Mefisto'nun adı
geçen yapıtta, "Cehennemin sınırları yoktur, kısıtlanmış
da değildir. Tek bir yerdedir; çünkü biz neredeysek orası
cehennemdir," sözünü alarak, kendi oyununun içeriğine
açıklık getiriyor.
Oyuncular: 5 er., 7 kad.,
1 çocuk.
1993/76 sayfa/10x19.5
cm ISBN 975-508-064-3
Dizi
No: 18 / TUNCER CÜCENOĞLU / T OPLU OYUNLARI 1
Çıkmaz Sokak / Dosya /
Kördövüşü
Toplumun dönemsel
sorunları ile ilgilenip, bunları cesaretle sorgulayan,
gerçekçi-toplumcu bir yazarımız Cücenoğlu, bu üç oyununda,
ülkemizin üç ayrı döneminin sorunlarını yansıtmakta.
Çıkmaz Sokak, politik bir
oyun. Oyunda, baskı rejimlerinin giderek bir "polis
devleti" haline gelişi ile işkenceci bir polisin, işkence
ettiği bir kadın tarafından sorgulanışı, gerilimli ve
inandırıcı bir biçimde anlatılıyor. Yazar, "işkence
görenin işkenceciye işkence uygulaması insani bir davranış
mıdır" sorusuna, izleyiciden yanıt isteyerek, herkesin
işkence karşısında etkin bir tavır almasını önermekte.
Dosya, toplumsal yaramız
olan yolsuzluklarla ilgili bir oyun. Devleti zarardan
kurtarmak isteyen dürüst bir kişinin, düzenle bütünleşmiş
insanların çıkarlarına ters düşüp toplum dışına itilerek,
"sakıncalı" ilan edilmesini anlatıyor.
Kördövüşü, yazarın ilk
oyunu (1972); gecekondu insanını gerçekçi bir tutumla
irdeliyor. Büyük umutlarla köyden kente gelen ve
oturdukları gecekonduya bile sahip olamayan sıradan
insanların dramı.
Çıkmaz S.: 1 er., 2 kad./
Dosya: 8 er., 3 kad./Kördövüşü: 5 er., 4 kad.
1993 (1.Bs.), 2002 (2.Bs.)
188 sayfa, 11.5x19.5 cm/ISBN975-508-065-1
Dizi
No: 19/ SERMET ÇAĞAN / BÜTÜN OYUNLARI
Ayak-Bacak Fabrikası /
Savaş Oyunu
Sermet Çağan (1929-1970),
1960 yıllarından sonra ülkemizde önemli bir atılım yapan
tiyatromuza omuz veren kuramcı ve uygulamacı bir tiyatro
adamımız. Ne yazık ki onu tiyatroda yazarlığa yeni
başladığı sırada yitirdik.
Ayak-Bacak Fabrikası,
geleneksel tiyatromuzun açık biçimi ile kurulmuş bir oyun;
grotesk yapısıyla seyirciye düşünme, yargılama ve karar
verme olanağı sağlıyor. Bir gazete haberinden yola çıkan
yazar, oyununu Anadolu'da bir köyün, kendilerine tohumluk
olarak verilen zehirli (ilaçlı) buğdayı açlık nedeniyle
yemeleri sonucunda köyce sakat kalmaları üzerine kurmuş.
Köy seyirlik oyunlarının soyutlama ögeleri ile groteskin
beraberce ve çok başarılı olarak kullanıldığı oyun, çok
acımasız bir karamizah örneği. Oynandığı yıllarda çok ilgi
görmüş, toplumu çok etkilemişti.
Savaş Oyunu, adının
tersine bir barış oyunu. Gençlik oyunu olan eserde, barış
için savaşın gerekliliği anlatılıyor.
Ayak-Bacak F.: 12 er., 5
kad., vatandaşlar/Savaş Oy.: 9 er., 5 kad.
1993/140 sayfa/10x19.5
cm ISBN 975-7468-37-1
Dizi
No: 20 / MEMET BAYDUR / TOPLU OYUNLARI 2
Düdüklüde Kıymalı Bamya /
Aşk / Vladimir Komarov
Düdüklüde Kıymalı Bamya,
alaturkalıkla alafrangalık arasında sıkışıp kalmış günümüz
kadınlarından bir grubun öyküsünü mizahi bir üslupla
anlatmakta.
Aşk adlı oyunda,
sanatçı-edebiyatçı kesiminden, birer erkek – kadın –
sevgili – eşcinselden oluşan dörtlü bir arkadaş grubunun,
bol içkili ve sigara eşliğinde yaptıkları, aşk-evlilik
üzerine bir iç hesaplaşma süreci anlatılıyor.
Vladimir Komarov,
Rusya'da Sovyetler Birliği döneminde yaşanan gerçek bir
uzay kazasının öyküsü. 1967 yılında, bindiği uzay aracının
yörüngesinden çıkması nedeniyle uzayda kaybolan Fizik
Profesörü Kozmonot Komarov'un, dünya ile bağlantısını
sürdürdüğü trajik son birkaç saati anlatılıyor.
Düdüklüde Kıymalı Bamya:
2 er., 6 kad./Aşk: 2 er., 3 kad./
Vladimir Komarov: 5 er.,
2 kad.
1993/200
sayfa/10x19.5 ISBN
975-7468-40-1
D. No:
21 / ADALE T AĞAOĞLU / TOPLU OYUNLARI 2
Çıkış / Kozalar / Kendini
Yazan Şarkı / Çok Uzak Fazla Yakın
Çıkış, yazarın tek
perdelik oyunlarından olup, bir dönemin toplumsal
karmaşası içinde boğulup kalmış baba ve kızının arayış
süreçlerini yansıtıyor. Babanın temsil ettiği güvenlik ve
tutsaklık, kızının temsil ettiği özgürlük ve tehlike
ikilemi arasında kalan insanın seçim yapma zorlukları
sorgulanıyor.
Kozalar, aylak, sorumsuz
ama gösterişe düşkün üç orta sınıf kadının 1970'li
yıllarda, toplumun üzerine çöken anarşi ve baskıdan
habersiz, kendi dünyalarında, bastırılmış cinsel
istekleri, para ve mal tutkuları ile bencilce
sürdürdükleri amaçsız yaşamlarını sergiliyor. Sahip
olduklarını ellerinden kaçırmamak için çırpınan bu
kadınlar, kendilerini adeta bir koza içine
hapsetmişlerdir.
Kendini Yazan Şarkı ise,
yine 1970'li yıllarda, toplum düzenini değiştirmek için
eyleme geçen bir grup gencin, bir köy ortamında
yaşadıkları dramı anlatıyor; onların dramı, o köydeki
kahırlı, özverili, dayanıklı bir köy kadınının dramı ile
çakışır.
Çok Uzak Fazla Yakın, iki
kardeşin sevgi, tutku ve hatta kıskançlık ile yoğrulmuş
ilişkilerini yansıtıyor. Oyunda, insanın sevdiği kimseye
bağlantısı ile, bağımsız olma isteğinin çatışması
anlatılıyor.
Çıkış: 1 er., 1 kad./
Kozalar: 3 kad./ Kendini Yazan Şarkı: 9 er., 3 kad./
Çok Uzak Fazla Yakın: 6
er., 4 kad.
1993/260 sayfa/10x19.5
cm ISBN 975-7468-39-8
Dizi
No: 22 / GÜNGÖR DİLMEN / TOPLU OYUNLARI 1
Midas’ın Kulakları /
Midas’ın Altınları / Midas’ın Kördüğümü
Güngör Dilmen, tarihsel
gelişimi, tarihsel bir bilinçle değerlendiren
yazarlarımızdan biri. Oyunlarının en büyük özelliği,
yazarın akıcı-özenli-güzel Türkçe kullanması. Dilmen,
fantaziye açık anlatımı, ince hiciv diyalogları ve şiirsel
üslubu ile günümüzün usta tiyatro yazarlarının başında
gelmekte.
"Midas Üçlemesi", Frigya
Kralı Midas'ın tutkularını, yanılgılarını anlatır.
Midas'ın Kulakları, 1959 yılında tek perdelik yazılmış
daha sonra genişletilmiş. Oyun yazıldığı yıldan beri, yurt
içinde- yurt dışında, birçok yerde sahnelenmiş,
uluslararası şenliklere katılmış, Fransızca ve Almanca
dillerine çevrilmiş, ödüller almış. Oyun, sanatçı Ferit
Tüzün tarafından opera olarak da bestelenmiştir.
Midas'ın Altınları'nda,
Kral Midas'ın kişiliğinin altın ve paraya olan tutkusu
anlatılır.
Midas'ın Kördüğümü,
mitolojiden bilinen kördüğümünün çözülmesini anlatan
manzum bir oyun.
Midas'ın Kulakları: 10
er., 5 kad./ Midas'ın Altınları: 12 er., 6 kad./ Midas'ın
Kördüğümü: 8 er., 8 kad.
1993, 2000 (2. Bs.) /272
sayfa/10x18.5 cm ISBN 975-7468-38-X
Dizi
No: 23 / SAMUEL BECKETT / BÜTÜN OYUNLARI 1
Godot'yu Beklerken / Tüm
Düşenler / Oyun Sonu (Türkçesi. Uğur Ün)
20. yüzyılın en büyük
yazarları arasında yer alan Beckett, geniş kültürünü
eserleri ile belgelemiş bir yazar; aynı zamanda insan
varoluşunun gizemini ve umutsuzluğunu cesaretle ortaya
koymuş, "zaman" sınırını aşarak insanoğlunun yeryüzündeki
serüveninin tümünü kapsayan yapıtlar vermiş yetkin bir
yazar.
Godot'yu Beklerken,
dünyada "absürd-uyumsuz tiyatro" türünün başyapıtı olarak
biliniyor. İnsan varlığının "anlamlı" olduğunu anlama
özleminin dile getirildiği bu oyun, yurdumuzda da birçok
kez sahnelendi.
Tüm Düşenler, adını
İncil'den alan (All That Fall), Beckett'in ilk radyo
oyunu. İrlandalılara özgü konuşma biçimlerini, gülmece ve
hüzün yüklü bir üslupla yansıtıyor.
Oyun Sonu, grotesk
boyutları olan, tüm uygarlığın ve insanlığın çöküşünü, bir
oda içine sıkışıp kalmış, hepsi sakat bir ailenin mutsuz,
sevgisiz ilişkileri yolu ile anlatan bir oyun.
Kitapta, Prof. Ayşegül
Yüksel'in Beckett üzerine bir yazısı da bulunuyor.
Godot'yu Beklerken: 4
er., 1 kad./Tüm Düşenler: 7 er., 4 kad./
Oyun Sonu: 2 erkek, 2
kadın.
1993/216 sayfa/10x18.5
cm
ISBN 975-7468-48-7
Dizi
No: 24 / SAMUEL BECKETT / BÜTÜN OYUNLARI 2
Tüm Kısa Oyunları (29
Oyun)
Türkçesi: Akşit Göktürk,
Güven Turan, Uğur Ün, Şadan Aydın,
Şerif Erol, L.
Mollamustafaoğlu, Mustafa Küpüşoğlu
Bu ikinci kitapta,
Beckett'in TV-radyo oyunları ile son dönem yazdığı oyunlar
dahil, tüm kısa oyunları yer alıyor. Yedi ayrı çevirmen
tarafından Türkçeleştirilmiş bu 29 oyun, birinci kitapla
birlikte, çağımıza ismini yazdırmış bu büyük yazarın bütün
oyunlarını eksiksiz biraraya toplayan, ülkemizdeki tek
yayın oluyor.
Yazar, sahne, sinema,
televizyon ve radyo yolu ile "dil"in sınırlarını aşarak
sonsuz anlatım seçeneklerine ulaşır; bu kısa yapıtlarda,
20. yüzyıl insanlığının yaşadığı toplumsal-politik
çürümüşlük irdelenir.
1993/340 sayfa/10x18.5
cm ISBN 975-7468-49-5
Dizi
No: 25/ BEHİÇ AK / Bina
Karikatür sanatçısı Behiç
Ak'ın ilk oyunu. Oyun Kültür Bakanlığı'nın 1993 Oyun Yazma
Yarışması'nı kazanmış.
Oyunda, spor salonu
olarak yapılmış bir binada yöneticilerin yaptıkları akıl
dışı proje değişikleri ekseninde ortama yabancılaşan insan
anlatılır.
İnsanların kendi
meslekleri dışında çalışmaya itilişleri ve bu
tercihlerinin günümüz gerçekleri ile olan bağlantıları
belirtilerek, toplum olarak yaşadığımız kaosun küçük bir
modeli sahne üzerine getirilir; ironik diyaloglarla, her
şeye yabancılaşan insanın çelişkileri sergilenir.
Oyuncular: 16 er., 4 kad.
1993/54 sayfa/10x18.5 cm.
Dizi
No: 26 / HAROLD PİNTER / Ay Işığı
Türkçesi: Filiz Ofluoğlu
Ay Işığı, İngiltere'nin,
yaşayan en etkin ve ünlü çağdaş oyun yazarlarından biri
olan Harold Pinter'in, onbeş yıl sonra yazdığı yeni oyunu.
Pinter, bu son oyununda, ana-babalar ile çocukları
arasındaki, dünyamızda 80'li yıllarda başlamış olan
kopukluğu, iletişimsizliği, duyarsızlığı ve uçurumu
anlatıyor.
Yazarın dikkat çekici
özelliklerinden olan iğnelemek/kesinlik/gizem/kabalıkla
inceliğin birlikteliği, bu oyunda da, etkili bir biçimde
yer alıyor.
Oyuncular: 3 er., 3 kad.
1993/80 sayfa/10x18.5
cm ISBN 975-7468-57-6
Dizi
No: 27/ M. ALMAZ–M. ROZOVSKY– A. BENNETT
KAFKA OYUNLARI
Kafka'nın Kadınları /
Baba ve Oğul / Kafka'nın Şeyi
Türkçesi: Ali Neyzi
Edebiyat dünyasının ünlü
yazarı Franz Kafka, eserleri kadar ilginç kişiliği ile de
sanatçıları etkilemiş bir yazar. Yaşamının her bölümü,
babası ve kadınlarla olan ilişkileri, bugüne değin çokça
irdelenmiş, araştırılmış, bu konularda yığınla kitap
yazılmış, film çevrilmiş, oyun yazılmış.
Kitapta, bu ilginç
yazarın yaşamının üç ayrı yönünü yansıtan, üç ayrı
yazardan, üç oyun bulunuyor.
Üç yazar da, Kafka'nın
çeşitli yazı, yapıt ve mektuplarından yararlanmış.
Kafka'nın, kadınlarla
olan huzursuz ilişkileri mektup ve eserlerinde uzun uzun
yer alır. Kafka, beşyüzden fazla mektup yazdığı Felice
Bauer'le iki kez nişanlandı, ama evlenemedi. Eserlerini
Çekçe'ye çeviren Milena ile ilişkisinden geriye, yine bir
yığın mektup kaldı. Hastanede kendisine bakan ve ölümüne
kadar yanından ayrılmayan Polonya göçmeni genç Dora ile
gayri resmi, kısa, ama mutlu bir beraberlik yaşadı.
Kitabın ilk oyunu,
Kafka'nın Kadınları, işte bu üç kadının Kafka'yla
yaşadıklarının öyküsü. Oyundaki diyaloglar Kafka'nın
mektuplarından ve bu üç kadının anı yazılarından
derlenmiş.
Kafka'nın kişiliğinin
oluşmasında, olumlu-olumsuz, babasının büyük etkisi
olduğu, dünyaca biliniyor.
Kitaptaki ikinci oyun,
Baba ve Oğul, bu iki insanı biraraya getiriyor. Oyun, baba
ile oğulun, bütün bir yaşam boyu yaşadıkları gerilimli,
mesafeli, tedirgin, ama asla uzlaşamamış yakınlığını,
hüzünlü bir dramatik metinle anlatıyor.
Ünlü İngiliz yazar Alan
Bennett'in Kafka'nın Şeyi adlı oyunu, Kafka üzerine tam
bir kara komedi…
Yazar, Kafka'nın
kişiliğinin tüm yönlerini ele alarak, onun yaşadığı
olayları günümüze taşıyor ve bu yaşanmış gerçek
olaylardan olabildiğince eğlenceli ve eleştirel sahneler
yaratıyor; Kafka’nın seks yaşamını gündeme getiriyor.
Çağdaş İngiliz yazar Alan Bennett'in gerçek olaylardan
yola çıkarak ironik bir uslupla ustaca yazdığı oyun,
biyografik bir sahne eserinin herkes tarafından rahatça
algılanıp izlenebileceğini kanıtlıyor.
Kafka'nın Kadınları: 3
kad.
Baba ve Oğul: 2 er.
Kafka'nın Şeyi: 4 er., 3
kad.
1994/160 sayfa/10x18.5
cm. ISBN 975-7468-58-4
Dizi
No: 28 / İSMET KÜNTAY / BÜTÜN OYUNLARI
Tozlu Çizmeler / Evler
Evler / 403. Kilometre
İsmet Küntay, oyunlarında
toplumcu-gerçekçi bir görüşle, düzen eleştirisi yapmış ve
bunları anlatırken iyimser ve umutlu olmaya özen göstermiş
bir yazarımız.
Tozlu Çizmeler,
İstanbul'un işgal günleri ortamını ve o günlerdeki
insanlarımızın yılgınlığını, yorgun subayları, fırsatçı
işadamlarını anlatırken, Anadolu'daki Bağımsızlık
Savaşı'na katılmanın zorunluluğunu da öne çıkarıyor.
Evler Evler, toplumun
çeşitli kesimlerindeki insanların yaşamlarını, beş ayrı
mekândaki beş episodla, beş ayrı toplumsal kesiti, usta
bir gözlem gücüyle yansıtır. Beş oyun ön ve son oyunla
çerçevelenerek, sonunda her şeye rağmen insan olma
onurunun umudu vurgulanır.
403. Kilometre, bir
karayolu şantiyesinde geçer; burada yöneticiler yolsuzluk
yapar; bu yasa dışı işlerin işçiler tarafından ortaya
çıkarılma mücadelesi anlatılır. Oyun, birlik olmanın,
haksızlığa karşı direnmenin erdemini, para ve kaba gücün
her şey olmadığını, insanın para ile alınıp alınamayacağı
ikileminin sonuçlarını gösterir.
Tozlu Çizmeler: 17 er., 2
kad./ Evler Evler: 6 er., 4 kad./
403. Kilometre: 8 er., 1
kad.
1994/160 Sayfa/10x18.5
cm. ISBN 975-7468-58-4
D. No:
29 / GEORGE TABORI / TOPLU OYUNLARI 1
Bir Casusa Ağıt / Weisman
ile Kızılyüz
Türkçesi: Prof. Dr.
Özdemir Nutku
Macar asıllı, çağdaş
tiyatro adamları içinde en önde gelen yazarlardan biri
George Tabori…
Bir Casus'a Ağıt, yazarın
Mayıs/93 de yazmış olduğu oyunu. Oyunda, casusluğun bir
parodisi ve günümüzdeki insan ilişkilerinin derinlemesine
irdelemesi yapılıyor. Yazar, bu oyununda kendine özgü kara
mizahını da ustaca kullanıyor.
Weisman ile Kızılyüz,
Amerika'da Rocky Dağlarında yolunu kaybeden bir Yahudi
tüccar ile, hep Kızılderili rollerine çıktığı için
kendisini Kızılderililer ile özdeşleştiren bir Hollywood
figüranı arasındaki düşünce çatışmasını sergiler… Yahudi
olan yazar, bu çatışmanın alt metninde, Hitler
Almanya'sında Yahudilere yapılanları anlatmakta. Yazarın
diğer oyunları gibi bu oyunu da ahlakçı görüşle yazılmış
bir karamizah örneği.
|