AHMET SÜHA ÇALKIVİK
 

 

Bu yazı

ntvmsnbc
portalından alınmıştır.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Oscarlık ‘Sokak Kavgası’
 

Oscarlar’a doğru, NTV’nin belgesel kuşağında ‘Newark yerel seçim mücadelesinde, centilmence bir boks maçı değil, bir sokak kavgası izleyeceksiniz.’ NTV belgesel kuşağı belgeselleri Perşembe günleri saat 20.30’da başlıyor.

Yönetmen Marshall Curry

 

İSTANBUL - ABD’de bir Belediye Başkanlığı seçim mücadelesinin vahşi boyutlarını sergileyen ‘Street Fight / Sokak Kavgası’nın yönetmeni Marshall Curry, Oscar yarışında en önemli rakiplerinin ‘March of the Penguins / Penguenlerin Yürüyüşü’ olduğunu söylüyor.

Yönetmen Marshall Curry, bir Belediye Başkanlığı için yapılan vahşi yarışta, kaybeden adayın tarafında yer alarak, haksızlığa uğramış, mazlum insanlarla özdeşleşeceğini düşünüyordu. Şimdi gerçekten buna inanıyor.

Onun, Newark’ın acımasız 2002 seçimlerini ele alan ‘Street Fight / Sokak Kavgası’ filmi, En İyi Belgesel Film Oscar’ı için ‘March of the Penguins / Penguenlerin Yürüyüşü’ne karşı yarışıyor. Zirveye oynamanın içgüdüsü ile Curry’nin bir parçası belki de “kahrolası penguenler” diyebilir, ama henüz sessiz bir heyecanla, kocaman bir sürpriz için beklemeyi tercih ediyor. Oscar seçicilerinin genelde favori gösterilen ‘Penguenler’den yana mı oy kullanacağını zaman gösterecek.

Oscar kazansın ya da kazanmasın, Curry’nin 250 bin dolara mal olan 82 dakikalık filmi şimdiden altı tane ödül kazandı ve geçtiğimiz Temmuz ayında, ABD’nin bağımsız televizyon kanalı Public Broadcasting Service’in ‘P.O.V’ adlı önemli belgesel kuşağında yayınlanarak gündeme damgasını vurdu. Genel kanı şu oldu: “İnsanların neye karşı çıkacaklarını ya da neyi savunacaklarını önceden tahmin edemezsiniz.”
 
Curry, televizyon yayınından bir gün sonra, kendisini Adolf Hitler ile karşılaştıran mektuplar aldığını söylüyor. Bir Meksikalı’nın yaptığı Alamo hakkındaki bir filme güvenmeyecek misiniz?” Curry, çok anlamlı bir iş yaptığını belirterek, “Cory Booker’ın bir yandaşı tarafından yapılan seçimle ilgili bir filmi neden desteklemeyeceksiniz ki?” şeklinde yanıtlamış.

Booker, Newark, New Jersey’de Belediye Meclisi üyesidir. Altı dönemdir Belediye Başkanı olan Sharpe James’e karşı seçimlerde aday olmaya karar verir. Seçimden 5 ay önce yapılan yoklamalarda, -filmde de görülen- seçimi kaybedeceğine dair anketler yayımlanmıştır. Filmde gösterilen iftira kampanyası, seçim taktiklerinin bir parçasıdır. Booker’ın kampanya otobüsü derme çatmadır. Afişleri sökülür. Seçim sandıkları gizli güçlerin saldırısına hedef olur. Sharpe James’i destekleyen polis kuvvetleri, Booker taraftarlarına korku salmak amacıyla evlerine ‘arama yapmak bahanesiyle’ tacizde bulunur. Yönetmen Curry, filmin çekimleri boyunca Başkan James’in kampanya merkezine ulaşmaya çalışsa da oradan uzaklaştırılmış hatta saldırıya uğramıştır. James’in seçim kampından bazı taraftarlar ya da üniformalı görevliler, Başkan’ın ağzından doğrudan suçlamalarda bulunmuşlardır. James’e göre, “Booker bir Cumhuriyetçi’dir. İç Savaş’tan sonra Güney’e yerleşen ikiyüzlü Kuzeyliler’den biridir. Ku Klux Klan’dan para yardımı görmektedir.”

Halbuki, Booker da James de Demokrat Parti’nin üyeleridir. Her ikisi de Afrika kökenli Amerikalı’dır.
 
Yönetmen Curry, “bu yarışta üstün gelmek için kimin ‘Beyaz’ olduğunun açıklanması kuralı beni hiç şaşırtmadı” diyor. Booker’ın seçim bürosu, film için yorum yapmaktan çekinmedi. (Booker bu yıl yeniden yerel seçim yarışına hazırlanıyor) Başkan’ın bürosu ise, tele sekretere bırakılan telefon mesajına cevap vermedi.
 
Yönetmen Curry, 36 yaşında ve şu sıralar Brooklyn’de yaşıyor. Adaylardan birini desteklemek amacıyla ‘Street Fight’ı çekmediğini; 1991 yılında Swarthmore Lisesi’nde öğrenci iken, bir okuma-yazma projesi gönüllüsü olarak, Başkan’ın 2. döneminde Newark’ı tanıdığını belirtiyor. O dönemden Newark’ta 1967 isyanı sonrasında şehrin değişen dengeleriyle güçlenen siyahî politik kuşağının sokaklardan gelen zeki temsilcisi James’i karizmatik bir konuşmacı olarak hatırlıyor. 16 yıl süren Belediye Başkanlığı boyunca kentsel yenileme projeleri ile 180 milyon dolarlık yatırımla şehrin iş hacminin büyüdüğünü de biliyor. Öte yandan yönetmen Curry, Harrington parkında konuşmasını dinlediği 32 yaşındaki (Rhodes bursuyla Stanford ve Yale’den iyi derecelerle mezun olan) ‘altın çocuk’ Booker’ın ‘Newark konut edindirme projesi’nden çok etkilendiğini söylüyor. Curry, “bende biraz hippi şüpheciliği vardır. Bunun ilginç bir öykü olacağını düşünmüştüm. Böyle karizmatik, rahat bir karaktere (Sharpe James) ve eski siyahî politik kuşak anlayışının değişimiyle yeni popüler çizgisi olan Cory Booker gibi bir karaktere sahipsiniz. Bu adamların içinde olacakları bir öykünün çok ilginç olacağı zilleri çaldı kafamda.”
 
Ancak James’in takımı, Booker’ın kampanyasında başarılı olamaması için elinden geleni yapar, bunlardan filmin yapımcısı da nasibini alır. “Sharpe James’in bürosuna girmek için her yolu denedim. Basının davet edildiği konferanslarda içeri girmeye çalıştım ya da büronun önündeki kaldırımlarda bekleyip durdum. Onun kampanyası boyunca gördüklerim, başlangıçtaki görüşlerimi pekiştirdi” diyor Curry. Kirli politikalar sonucu şehrin kavşak noktaları, orta sınıfa mensup insanlar ile alt gelir grupları (Booker’ın yandaşı olan Siyahî, Latin ve Portekiz kökenliler) arasında bir savaş alanına dönüştürüldü. Kampanyada manidar olan nokta, ırka dayalı söylem geliştiren siyaset yapılmasıydı. Yurttaş hakları savunucuları Jesse Jackson ve Al Sharpton gibi isimler James’i desteklerken; Booker’ın destekçileri arasında yönetmen Spike Lee ve yazar Cornel West yer aldılar. Çekimler boyunca Curry, Booker’a ve gösterilerine belirli bir mesafeden yaklaştığını vurguluyor: “Booker’daki 60’ların toplumsal eylemci ruh ile politik güçsüzlüğünün bileşkesinden gerçekten etkilendim.”

Öte yandan, ‘Street Fight’, bir savunma filmi değil. Daha da ötesini sergiliyor. Booker’ın kampanyasına belli bir mesafe koymayı başarıyor. Marshall Curry, “filmin bazı bölümleri yüzünden onun pek mutlu olmadığını biliyorum. Çünkü o sahneler onu pohpohlamıyor” açıklamasında bulundu.

YORUMLAR
’1993’te çekilen ‘The War Room’dan bu yana çekilen en iyi Amerikan politik belgeseli’
The Washington Post

‘Dipdiri kurgusu ve James Baxter’ın güçlü özgün müziği ile sert, tempolu ve oldukça da eğlendirici bir film’
Variety

‘Çarpıcı. İnsanı sarsıyor. Hiçbir şeyi geride tutmuyor.’
The New York Times

‘Gerilim dolu, birinci sınıf bir film. Yürekleri hoplatan, insanı farklı düşünmeye iten bir yapım.’
Los Angeles Weekly

‘Gözlerinizi ayıramayacağınız bir film. Curry, 2005’te Bağımsız Sinema’nın kazandığı 25 yeni sinemacıdan biri.’

Filmmaker Magazine
 
ÖDÜLLER
* 78. OSCAR En İyi Uzun metraj Belgesel Film Adayı
* TRIBECA Film Festivali (New York) - İzleyici Ödülü
* Uluslararası Belgesel Birliği (IDA) ‘Jacqueline Donnet’ Belgesel Yapımcı Ödülü
* HOT DOCS Uluslararası Belgesel Film Festivali (Toronto) - En İyi Uluslararası Belgesel Jüri Ödülü
* HOT DOCS Uluslararası Belgesel Film Festivali (Toronto) -İzleyici Ödülü
* SILVER DOCS Film Festivali (Washington DC)- İzleyici Ödülü